Sorumluluk

BLOG

Sorumluluk

Sorumluluk, bir kimsenin üstüne aldığı, yapmak zorunda olduğu ve gerektiği durumlarda hesabını vereceği her şeydir. Sorumluluk, üslendiğimiz görevlerden fazlasıdır. Örneğin verilen bir işi yapmak görevimizken, o işi olabildiği kadar düşük maliyetle yapmak sorumluluğumuzdur.

Sorumlulukların yerine getirilmesi hayati önem taşır. Aile olsun, apartman yönetimi, mahalle muhtarlığı, ilçe yönetimi, il yönetimi, devlet yönetimi, dernek veya şirket olsun, bütün kurum ve kuruluşların varlığını sürdürmesi, bünyesindeki herkesin sorumluluğunu gerektiği gibi yerine getirmesine bağlıdır. Sorumlulukların yerine getirilmesinin bazı gereklilikleri vardır. Bunlar, sorumlulukların çok net bir şekilde tarif edilmiş olması, sorumlulukların bilinmesi, sorumluluklar yerine getirilmediği takdirde söz konusu olacak yaptırımların iyi bilinmesi ve kişilerin sorumluluklarını yerine getirebilmesi için gerekli vasıflara sahip olmasıdır. Sorumlulukları yerine getirme konusundaki başarının objektif olarak ölçülebilmesi ve sorumluluklarını yerine getiremeyenden hesap sorulması da ayrıca çok büyük önem taşır. İster Cumhurbaşkanı, ister bir hükümetin başı, ister bir şirketin genel müdürü, ister bir mahallenin muhtarı, ister bir dernek yöneticisi veya bir apartman yöneticisi olsun, yöneticiler başında bulundukları yapıyı ileri götürmekten, hedeflerine ulaştırmaktan sorumludur. Bu sorumluluğu yerine getiremedikleri durumda olması gereken tek şey görevden uzaklaşmaları veya uzaklaştırılmalarıdır. Bunun olabilmesi için de yöneticilerin performansını sorgulayacak bağımsız mekanizmalar olmalı ve bu mekanizmaların çalışması sağlanmalıdır.

Yetkin olmayan kişiler işin başındaysa, sorumluluklarının farkında değillerse, hedefleri kendileri koyup kendileri çalıp kendileri oynuyorlarsa, başarı-başarısızlıklarını sorgulayacak mekanizmalar çalıştırılmıyorsa, elde edilen sonuçlar çarpıtılıyor ve hesap verilecek merciler kandırılıyorsa sistem tıkanmış ve söz konusu olan yapı büyük bir tehlike ile karşı karşıya demektir. İşlerin istendiği gibi gitmediğinin anlaşılacağı nokta işin işten geçmiş olacağı noktadır. Bir yapıyı bu hale getiren kadar, bunun önüne geçmeyen, geçmeye çalışmayan, denetleme, hesap sorma ve gerekirse bu kişileri görevden alma sorumluluğunu yerine getirmeyen herkesindir.

Sorumluluğu yerine getirmek ve getiremediğinde de çekip gitmek bilgi, yetenek, kişilik, iyi niyet ve onurlu olmayı gerektirir. Başarısız olduğunu görmeyen, görmek istemeyen, derdi bunu ölçmek bile olmayan, başarısızlığını kabul etmeyen, işbaşında kalma konusunda ısrar eden kişilerin iyi niyetinden ve kişiliğinden şüphe duyulmalıdır. Oturdukları koltukların görev ve sorumluluğunu bilmeyen kişilere bu hatırlatılmalı ve öğretilmelidir. O koltuğun gerektirdiği vasıflara sahip değillerse göreve getirilmemelidir. Göreve geldiler, başarısızlar ve görevde kalmakta ısrar ediyorlarsa en iyimser değerlendirmeyle kişisel çıkarlarını ön planda tutuyorlar ve/veya art niyetlidirler. Bu kişilere dikkat edilmelidir. Şirketlerde yönetim kurulu, derneklerde denetleme kurulu, devlette denetim kurumları, savcılar, hakimler, sivil toplum örgütleri, basın-yayın organları, denetleme, izleme, sorgulama ve ifşa etme noktasında bulunan herkes, ülkede vatandaş, şirketlerde ise işçiler içinde bulundukları yapının başarısızlığından, işlerin kötüye gitmesinden sorumludur.

 

Şirketlerin, derneklerin, sivil toplum örgütlerinin, devletin kurum ve kuruluşlarının ve diğer tüm yapıların başarılı olmaları, işbaşındaki yöneticilerinin başarılı olma ihtiyaçlarından çok daha önemlidir. Başta bulunan yöneticinin başarılı olup olmadığını izlemek, başarısızlığı sorgulamak ve eğer bir başarısızlık varsa bunun gereğini yapmak, en az başta bulunan yöneticinin sorumluluklarını yerine getirmesi kadar önemlidir. Kurumların, kuruluşların veya ülkenin kötü gidişatı bir kader değil, başarısızlıkların bir sonucudur. Bu başarısızlıktan yöneten de, yönetilen de, denetleyen de, seyreden de sorumludur.

Kamil Bolat

 

Organizasyonların kötü gidişatı bir kader değil, başarısızlıkların bir sonucudur. Bu başarısızlıktan yöneten de, yönetilen de, denetleyen de, seyreden de sorumludur. (Kamil Bolat)

Sorumluluğu yerine getirmek, getiremediğinde çekip gitmek bilgiyi, yeteneği, iyi niyeti, kişilikli ve onurlu olmayı gerektirir. (Kamil Bolat)

 

Sonuçlar ve Sorular

Sonuçlar ve Sorular

Sonuçlar ve Sorular Yıllardır destek vermekte olduğum şirketlerde bütünü ele almanın ve genel sorular sormanın hep...

Sonuçlar ve Nedenler

Sonuçlar ve Nedenler

Sonuçlar, Nedenler Bugün biri diğerinden daha fazla can sıkıcı, can acıtıcı konular var ülke gündemimizde. Ülkemizin...

Dinlemek, Anlamak, Söylemek

Dinlemek, Anlamak, Söylemek

Dinlemek, Anlamak, Söylemek Bir iletişim uzmanı değilim. Ancak 34 yıllık iş yaşantımda yaptığım işler hep iletişimin...

Evet, hayır

Evet, hayır

Evet, Hayır Kabul etme veya reddetme bir insanın irade kullanmasının ve özgürlüğünün icrasıdır. Bu da basitçe “evet”...