Sonuçlar ve Sorular

BLOG

Sonuçlar ve Sorular

Yıllardır destek vermekte olduğum şirketlerde bütünü ele almanın ve genel sorular sormanın hep faydalarını görmüşümdür. Sorular bana has, benim icat ettiğim, bir tek benim akıl edebildiğim sorular değil şüphesiz. Aslında çok bilindik sorular: karlılık ne kadar, piyasa payı ne kadar, büyüme potansiyeli nedir, büyümeyi engelleyen faktörler neler, temel darboğazlar neler, güçlü-zayıf yanlar ile tehdit ve fırsatlar neler, üretme konusunda mı yoksa satma konusunda mı sorun var, işgücü yeterliliği ne durumda,… Bu sorular bizi doğru noktalara el atmaya götürür. Önemli olan bu soruların cevaplarını doğru olarak alabilmek, temel sebepleri tespit edebilmektir. Bu soruların yanıtlarını doğru olarak ele alıp, temel nedenleri tespit ettikten sonra gelişme isteği konusunda samimi bir yönetim kadrosu ile harikalar yaratmak mümkündür. Yapılan çalışmalar sonunda genelde görürüz ki şirketin sorunu pazar, rakipler, müşteriler gibi dış faktörler değil, şirketin önemli sorunu şirketi doğru yönetememektir.

Ülkemiz ve dünyayla ilgili konularda da aynı şekilde bir yaklaşım göstermek fayda sağlayabilir. Mesela, bizim şirketlerimiz çok küçüktür. En büyük olanlarımız, sıralamada başı çeken kuruluşlarımız dahil şirketlerimizin büyüklükleri çok mütevazidir. Dünya ölçeğinde neredeyse hiç markamız yoktur. Büyüme eğilimindeki kuruluşlarımız da, stratejik öneme sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın, yabancılara satılmaktadır. Aklıma gelen sorular şunlar: neden dünya ölçeğinde sanayi kuruluşumuz yok denecek kadardır, neden kuruluşlarımız büyüyememektedir, neden uluslararası üne sahip markamız yoktur, neden kuruluşlarımız stratejik önemlerine bakmaksızın el değiştirmektedir ve neden buna izin verilmektedir? Zarar etmesi neredeyse mümkün olmayan kuruluşlarımız neden özelleştirilmektedir?

Ülkemiz, daha fakir ve insanımız daha az okur-yazarken 1. Dünya savaşından sonra toparlanıp uçak fabrikası dahi kurabilmiş bir ülkedir. Almanya, Japonya gibi ülkeler 2. Dünya savaşında yerle bir olmuş, tüm kaynaklarını savaşta harcamış olmasına rağmen, kısa sayılabilecek sürede dünya sıralamasında ön sıralarda olan bir ekonomik ve belirleyici bir siyasi güce kavuşmuşken, 2. Dünya savaşına katılmamış ülkemizin gelişmesi neden durmuş ve sıralamada zamanla hep daha aşağılara düşmüştür? Ülkemiz yeraltı ve yerüstü kaynakları açısından çok zengin, genç nüfusa sahip, çok elverişli iklim koşulları olan, coğrafik avantajları muazzam ve jeopolitik öneme sahip bir ülke olmasına rağmen, neden ekonomik ve siyasi alanlarda dünyadaki konumumuz daha iyi değildir?

Çevremizde yer alan ülkelerdeki karışıklıkların, krizlerin nedeni biz değilken, neden bu karışıklıkların yarattığı sıkıntıları en ağır şekilde biz yaşıyor ve en olumsuz bir şekilde biz etkileniyor, biz zarar görüyoruz? Neden 4 milyondan fazla Suriyeli bizim ülkemizde? Afganlar elini kolunu sallaya sallaya ve akın akın sınırımdan nasıl geçebiliyor? Bilmediğim bir nedenle ülkeme gelen Afgan’ları benim ülkeme alma zorunluluğum nedir? Benim ülkemin sınırlarından geçmek bu kadar kolaysa ben bir vatandaş olarak ne kadar güvendeyim? Tarihimizin kayıtlara geçmiş en büyük orman yangınlarından biri yaşandı. Nedeni veya nedenleri neler? Neden benim ülkemde krizler bir türlü bitmek bilmiyor, biri bitmeden biri başlıyor? Benim ülkemin önünü tıkayan, ülkemin asıl sorunu nedir, sorunlarımızın temel nedenleri nelerdir? Temel sebep eğitimsizlikse, benim ülkemin insanlarının eğitimsiz, verilen eğitimin de kalitesiz olmasının temel nedenleri nelerdir?

Bizim insanımızın daha az zeki, daha az akıllı ve insan kaynağımızda bir sorun olduğuna inanmıyorum. Kendi ülkesinde bir varlık gösteremeyen insanımız başka ülkelerde harikalar yaratabilmektedir. O halde temel sorun başkadır. Sorun, yönetim sorunudur.

Kamil Bolat

“Hiçbir şey sebepsiz değildir. Tüm mesele sebepleri sorgulama ve sebeplerin üstüne gitme cesareti göstermektir.” (Kamil Bolat)

 

Bir ülkenin geri kalmışlığını belirten göstergeleri okuyunca insanın canı sıkılıyor. Bu ülkelerde,

  • Kitap okuma oranı düşüktür
  • Toplumda düşünme ve sorgulama yoktur
  • Bilim ve sanatla ilgili haber yoktur
  • Dini ve milli duygular suiistimal edilir
  • Okullarda verilen eğitim semboliktir
  • Sürekli magazin konuşulur
  • Düşük profilli, yetkin olmayan insanlar kolayca ünlü olur

Mesele geri kalmışlık değil geri bırakılmışlıktır.

Sonuçlar ve Nedenler

Sonuçlar ve Nedenler

Sonuçlar, Nedenler Bugün biri diğerinden daha fazla can sıkıcı, can acıtıcı konular var ülke gündemimizde. Ülkemizin...

Dinlemek, Anlamak, Söylemek

Dinlemek, Anlamak, Söylemek

Dinlemek, Anlamak, Söylemek Bir iletişim uzmanı değilim. Ancak 34 yıllık iş yaşantımda yaptığım işler hep iletişimin...

Evet, hayır

Evet, hayır

Evet, Hayır Kabul etme veya reddetme bir insanın irade kullanmasının ve özgürlüğünün icrasıdır. Bu da basitçe “evet”...

İlgi ve Etki Alanları

İlgi ve Etki Alanları

İlgi ve Etki Alanları Yalnız insanın değil, tüm kurum ve kuruluşların ve hatta ülkelerin olanak ve kabiliyetleri...