rolex daytona leather strap fear of god fifth collection reddit replica watch tag heuer formula 1 leather band breitling service replica watches tag heuer carrera calibre 17 brown tag heuer monaco ls calibre 12 price in india replica watches uk jaeger lecoultre vintage chronograph tag heuer calibre 16 aquaracer swiss replica watches rose gold watch women omega 30t2 fake rolex datejust

breitling chronoliner blue hublot laferrari price in india fake hermes bags bell " ross v1-92 military 1957 breitling navitimer fake chanel bags heuer stopwatch 1:1 off white reddit replica louis vuitton chinese replica watches quality expensive rolex replicas replica fendi
Sonuçlar ve Nedenler - Değişim Akademi
Sonuçlar ve Nedenler

BLOG

Sonuçlar, Nedenler

Bugün biri diğerinden daha fazla can sıkıcı, can acıtıcı konular var ülke gündemimizde. Ülkemizin birçok noktasında eş zamanlı olarak başlayan ya da başlatılan orman yangınları nedeniyle ormanlarımız cayır cayır yanıyor. Bir yandan terörle mücadele devam ediyor, pandemi konusunda vaka sayıları artıyor. Ülkemize yeni bir göç dalgası başlamış durumda. Ortada dolaşan rakamlara göre 3,5 – 4 milyon Suriyeli zaten yıllardır ülkemizde, sayıları yüz binlerle ifade edilen Afgan’ın ülkemize geldiği ve belki de sayılarının milyonları bulacağı ifade ediliyor. Yangınlar ve pandemi dünyanın diğer ülkelerinde de baş belası durumda. Korku veya gerilim filmi gibi adeta.

Her zaman sorunlar vardı, gelecekte de olacaktır. Osmanlı’nın çok parlak döneminde de, M. Kemal Atatürk döneminde de, iktidarda başka partiler varken de sorunlar vardı. Sorunların varlığından daha önemlisi bunların kaynağıdır, nedenleridir. Kurum, kuruluş ve ülkeler için asıl sorun önceliklerini bilememek, önemli risklerine karşı etkin önlem alamamak, sorunlarını kalıcı çözememek, dış etkilere çok açık olmak, istikrarsızlaştırılmaya müsait olmak, suskun, seyirci ve sorunlara karşı duyarsız bir insan kaynağına sahip olmaktır. Asıl sorun insanların kurum, kuruluş ve ülkesi gibi içinde bulunduğu yapıdan umudunu kesip çözümü başka yerlerde arar, çocuğunu bir şekilde yurt dışına, daha gelişmiş bir ülkeye yerleştirmek gibi kaçmakta görür hale gelmesidir. Peki bunların temel nedeni veya nedenleri nelerdir?

Ülkelerdeki veya kurum-kuruluşlardaki sorunların asıl sebepleri her zaman paraya veya maddi varlıklara dayanmaz. Nitekim milletimiz geçmişte daha fakirken bile çok köklü sorunların üstesinden gelmiştir. Şirketlerin, kurum ve kuruluşların sermayeleri güçlü olsa, yüksek karlılıkla çalışsalar da iş hayatının gerçeklerini dikkate almaz ve günün değişen şartlarının gereklerini yapmazlarsa, güçlü sermayeleri zamanla yok olmalarının önüne geçemez.  Eğer zenginlik kalıcı olmayı sağlasaydı Roma, Bizans, Osmanlı imparatorlukları tarih sahnesinden silinmezdi.

Ülkemizde bugünkü sorunların asıl nedenlerden birisi gerçek eğitim eksikliğidir. Geçmişte okur-yazar oranı yalnızca  %4-5 iken ekonomi ayağa kaldırılmış ve ülkemiz dünyadaki saygın yerini alabilmişken, bugün okur-yazar oranı % 95’in üstüne çıkmış olmasına rağmen çok daha ağır sorunlar yaşanmaktadır. Bugünkü sorunlarımızın temelinde, daha çok okulumuz varken daha iyi eğitim veremememiz, insanımızı eğitemememiz var; gücünü iç dinamiklerden değil dışarıdaki yapılarla olan ilişkilerinden alan siyasi yapıların olması var;  istikrarımızın dış odaklarla iyi geçinmemize bağlı hale gelmiş olması var. Bugünkü sorunlarımızın temelinde, başarı için gereken şeyin bilgi, deneyim ve çalışma olduğuna, başarısızlığın ise bunlardan yoksun olmaktan kaynaklandığına inanmak yerine, başarının da başarısızlığın da, iyinin de, kötünün de Allah’tan geldiğine inanmakla kalan bir toplum haline gelmiş olmamız var. Bugünkü sorunlarımızın temelinde, akılla değil duygularla hareket eden, “okumuş cahil” insan sayısının artması, birbirimize, yönetimlerimize ve kendimize olan güvenin azalması, ortak amaçlara yönelememek var. Bu sayılanlar var olduğu sürece yönetimde kim olursa olsun başka bir sonuç ortaya çıkmaz, çıkamaz. Gerçek bir eğitim almamış insan, hiçbir şekilde sorunlarına kalıcı çözüm bulamaz, kolay kandırılır, kolay yönlendirilir, ne istenirse verir, öttüğü için sabah olduğunu sanan horozlar gibi iyi bir şey olursa kendisinden, kötü şeyleri ise Allah’tan bilen biri olur, akılla değil duygularıyla hareket etmeye başlar. Eğitimsiz insan duygularına hitap edenlere kanar, onların peşinden koşar. İşte o zaman camide namaz kılan hırsızı, içki içtiğini bilmeksizin meyhane kapısında gördüğü insandan üstün tutmaya başlar.

Daha iyiye gidebilmek için eğitim şarttır. Eğitimli kişi duygularıyla değil aklıyla hareket eder. Çok çalışmak şarttır. Tüm toplum kesimleri de, yönetimdekiler de çok çalışmalı, daha iyi bir gelecek için bugünkü rahatını terk edebilmelidir. Kimse ülkeyi ve kendisine verilmiş olan diğer emanetleri babasının malı, kendine kalmış miras sanmamalı, sorunlarına, ülkesine, varlıklarına, değerlerine sahip çıkmalı, gerekeni yapma konusunda ihmalci olmamalıdır. Sorunların önemli nedenlerinden birinin içerdeki ve dışardaki hainlerin olduğu muhakkaktır. Ama onlar her zaman vardı, gelecekte de var olacaklardır. Onların işinin hainlik olduğu ve bundan vazgeçmeyecekleri bilinerek hareket edilmelidir. Onlar, zayıf vücutta kendini hissettiren virüsler gibi vücudun direncinin düşmesini bekler. Önemli olan vücut direncini düşürmemektir. Uyanık olmak, milli çıkarları gözetmek, çok çalışmak, sorunların çözümü için üzerine düşeni yapmak, aldığı eğitimin hakkını vermek, hatalı olanın karşısına dikilmek, suçluya hesap sorma cesareti göstermek herkesin sorumluluğudur.

Bizden daha iyi durumda olanlar içlerinde kötülerin, hainlerin, gizli servis ajanlarının, dış düşmanlarının olmadığından veya daha zengin, daha zeki, daha iyi bir coğrafyada yaşıyor, maneviyatları daha güçlü, sorunları az olduğundan dolayı değildir. Onların daha iyi durumda olmalarının nedeni bizden daha akıllı davranmaları, eğitimlerinin daha iyi olması, bilime daha fazla önem vermeleri, daha çalışkan, sorunlarına karşı daha duyarlı, daha örgütlü bir toplum, kendi iç meselelerinde bencil değil daha toplumsalcı, birbirlerine karşı gerçekten daha dürüst ve saygılı, ne istediklerini biliyor, daha milliyetçi, daha uzak görüşlü, daha planlı ve programlı olmaları ve duygularıyla değil akıllarıyla hareket etmeleridir.

Kamil Bolat

 

 “Daha iyi durumda olan toplumlar daha zengin, daha sorunsuz, daha zeki olduklarından dolayı değil, daha akılcı, daha iyi eğitimli, daha çalışkan, daha duyarlı, daha örgütlü, daha toplumsalcı olmalarından,  duygularıyla değil akıllarıyla hareket etmelerinden dolayı daha iyi durumdadır. (Kamil Bolat)

Sonuçlar ve Sorular

Sonuçlar ve Sorular

Sonuçlar ve Sorular Yıllardır destek vermekte olduğum şirketlerde bütünü ele almanın ve genel sorular sormanın hep...

Dinlemek, Anlamak, Söylemek

Dinlemek, Anlamak, Söylemek

Dinlemek, Anlamak, Söylemek Bir iletişim uzmanı değilim. Ancak 34 yıllık iş yaşantımda yaptığım işler hep iletişimin...

Evet, hayır

Evet, hayır

Evet, Hayır Kabul etme veya reddetme bir insanın irade kullanmasının ve özgürlüğünün icrasıdır. Bu da basitçe “evet”...

İlgi ve Etki Alanları

İlgi ve Etki Alanları

İlgi ve Etki Alanları Yalnız insanın değil, tüm kurum ve kuruluşların ve hatta ülkelerin olanak ve kabiliyetleri...